ECEABAT – ÇANAKKALE / 40.230361,26.287417
Bu mezarlık, adını, Avustralyalı askerlerin 25 Nisan 1915’te çıkartmadan buraya geldiklerinde büyüdüğünü gördükleri tek çam ağacından almıştır. O günden Ağustos’a kadar, Yalnız Çam’da ağır çarpışmalar olmuştur, bugünkü mezarlığın arkası, Anzak hatlarının o aylarda nerede olduğunu ve Lone Pine Kayıplar Anıtı’nın duvarı ve sütunu Türk siperlerinin yerlerini belirtir.

Yalnız Çam’daki mezarlar ve anıtlar, Nisan çıkartmasından Aralık tahliyesine kadar Anzak bölgesindeki seferin adeta her aşamasını temsil eder. Yetmiş-iki mezar, 25 Nisan ile 3 Mayıs tarihleri arasındaki ‘Çıkartma Muharebesi’ sırasında öldürülen askerlerindir. Ancak mezarların çoğu, 6 ile 10 Ağustos 1915 tarihleri arasındaki ‘Ağustos saldırısı’ sırasında öldürülen askerlerindir. Kimliksiz mezarlar arasında, Yalnız Çam’da gömüldüklerine inanılan Avustralyalılar için, ‘özel anıtlar’ denilen 182 mezar bulunmaktadır. Buraya gömülen son Avustralyalı, 18 Aralık’ta, tahliyeden bir gün önce, 19/20 Aralık gecesi çarpışmada öldürülen, 24’üncü Tabur’dan, 35 yaşındaki Çavuş Edward Grice’tır.

Lone Pine Mezarlığı, 6 Ağustos 1915 akşamı Türk Yalnız Çam mevkilerine yapılan ünlü saldırının gerçekleştiği yerdir. AIF 7’nci Tabur’dan Onbaşı John Wadeson, şöyle yazmıştır:

7 Ağustos’ta Yalnız Çam’da kazanılan siperler bize verildiğinde elimizde ful vardı… O Kızıl Pazar günü onu elimizde tuttuk… bize yaklaşık 400 kayba mal oldu… Siperler berbat bir şeydi, Avustralyalı ve Türk ölüler hâlâ onların içindeydi ve her çeşit konumda birbirlerine karışmıştı. Ama her şey biraz sakinleştiğinde, gömme ekipleri sağlam bir şekilde berbat çöpleri uzaklaştırıyordu… Kimi zaman saldırı sertleştiğinde, siperlerin dibindeki ölülerimizin hepsi birbirlerine giriyordu ve canlı askerler, yerlerini almak için zorlukla geçiyordu… 7’nci Tabur, mensupları tarafından 4 VC kazanıldığından seçkinlik elde etmiştir.

[Wadeson, Tony Ford’dan alıntıdır, Kahramanlarımız, Tatura’nın 1’inci Dünya Savaşı Şehitler Listesi, Tatura, 2003]

Hiç kimse, Yalnız Çam’da insanların çektiği acının, siperlerdeki askerlerin morallerini düzeltmek için durmadan çalışan papazlar ve pederler kadar farkında değildi. Papaz Walter Dexter’in günlüğü, saldırı sırasında ve sonrasında hâkim olan koşulları ortaya koymaktadır. 10 Ağustos’ta şunları yazmıştır:

Okudunuz mu?   SKEW BRİDGE MEZARLIĞI

Yalnız Çam’da ölülerin kaldırılması boyuna devam ediyor. Onların gömülmek için çıkarılmaları umudu tamamen yitirildi ve yerlerde boşluklara ve çukurlara çekiliyorlar ki bunlar da dolacak. Siperin dibi temizce, buralarda yürürken üstlerinde durman gerekmiyor ve siperin dibi esnek değil, yumuşak bir şeyin üzerinde yürüdüğünde de ayaklarının altından şırıltı sesleri gelmiyor. Askerler kendilerini bitkin hissediyor ama Britanyalı gibi dayanıyor. Ceset kaldırılmazsa kötü kokuya bir süre sonra alışıyorsun. Askerler bunların tümünün içinde yiyor, içiyor ve uyumaya çalışıyor. Selameti sigara içmekte buluyorlar ve bir yudum ram harikalar yaratıyor… Akşam saat 6.00’da bir cenaze vardı. Kimileri ölüler ve gömmeleri saplantı haline getirir ve ben onların düşünü görmeye başladım. Sanırım çok yorgun olduğum için.

[Walter Ernest Dexter, günlük, 10 Ağustos 1915, AWM PR00248]

Papaz Dexter’in deneyimleri benzersiz değildi. Adelaide’li Ah Kow, Selamet Ordusu’ndan Peder William McKenzie’nin biyografisinde, yarımadada din adamlarının üzerine düşen görevin büyüklüğünü şöyle özetliyor:

[MacKenzie] …üç gün üç gece, hiç dinlenmeden ve besin olarak sadece üç bisküvi ve altı bardak çay ile yaralılar ve ölülerle uğraşıp o zaman zarfında 647 kişi gömdü. O zamanın sonunda, dinlenme ve yiyecek olmaması nedeniyle o kadar bitkin düşmüş ve acı çekenlerin görünümü ve çok sayıda tanıdığını kaybetmiş olmanın etkisiyle o kadar parçalanmıştı ki, yıllarca sonra, ölümün kendisini almasını anlatılamayacak şekilde arzu ettiğini itiraf etti.’

[Ah Kow, Anzak Peder, Adelaide, 1949]

Resim:
TURİZM İNDEKSİ
Kaynak:
http://www.gallipoli.gov.au/turkish/explore-northern-war-cemeteries/lone-pine-cemetery.php

Adres:
Kocadere Köyü
ECEABAT – ÇANAKKALE